Aküler hakkında bilgiler, Akü Fiyatları, Akü Tipleri, Çeşitleri, Akü fiyatları ve fiyat listesi
Ana sayfa İletişim adresi Abonelik

Marin Aküleri

Marin ( Tekne – Gemi ) Aküleri

Narin akülerden talep edilen hizmetler, otomotiv, traksiyoner ve stasyoner akülerden talep edilenlerin bir karışımıdır. Bir taraftan ana makinenin marş motoru için gerekli enerjiyi, otomotif uygulamalarından daha güvenilir bir seviyede sağlamaları gerekir. Bu işlev, doğal olarak son derece önemli olmakla birlikte, akü çok kısa süreler için yüksek bir taleple karşı karşıya kalmakta ve ardından eksiltilmiş olan enerji derhal aküye iade edilmektedir. Demirde yatan bir motoryatta ise aküler, buzdolapları, aydınlatmalar, elektronik aygıtlar gibi sistemleri uzun süreler ayakta tutma hizmeti verirler ve ancak uzun saatler sonra, eksilmiş enerjileri iade edilir. Yelkenli teknelerde ise bu kullanımın yanı sıra, tekne seyir halinde iken de ana makine ve diğer şarj cihazları devre dışı kalabileceğinden, aynı talepler seyir sırasında da aküye yönlendirilmektedir. Dolayısı ile marin akülerin kullanım rejimleri, otomobil gibi ani ve kısa değil, forklift ve baz istasyon aküleri gibi periyodik değil, daha çok rüzgar jeneratörlerinin ara depolama (buffer) aküleri gibi, veya otobüs aküleri gibi karışık bir rejime tabi olmaktadırlar. Bunun yanı sıra, marin aküler genelde son derece yetersiz ve akülere uygun olmayan ortamlarda kifayetsiz bakım ve gözleme ile hizmet sürdürmek mecburiyetinde bırakılmaktadır.

Dolayısı ile marin aküler, olabilecek en ağır şartlar altında hizmet veren, bakımı zor ve her zaman istenilen seviyede gerçekleşemeyen akülerdir.

Bu bağlamda, ileriki bir yazıda daha etraflıca yazmak üzere, marin akülerin şarjı konusuna da kısaca değinmek istiyorum: Marin enstalasyonlarda, aküler, otomotiv sektöründe gerek olmayan akıllı tabir edilecek sistemlerle şarj edilmelidir. Yani sistem, akülerin şarj durumunu, ısısını de diğer kriterleri de gözönünde bulundurarak aküleri yedirerek ve aküleri tam kapasitelerine doğru zorlayarak ama kaynatmadan şarj etmelidir. Bu, şarj redresörleri için geçerli olduğu kadar alternatör konjektörleri için de geçerlidir.

Marin yarı sabit akülerin, karşılaştıkları başlıca olumsuzlukları şu şekilde saymak mümkündür:

Korozif, bağlantıların ve diğer elemanların erken oksidasyonuna yol açan deniz ortamı,
Akülerin genelde dar, karanlık, havalandırması yetersiz yerlere monte edilmiş olmaları,
Mekanın hareketli olması ve bundan öteye özellikle yelkenli teknelerde aşırı yalpalara maruz kalması, uç şartlarda akülerin uzun süreler büyük açılarda hizmet vermeleri gereği,
Akülerin, yüksek ve aşırı düşük ısılarda hizmet üretmeleri gereği,
Aşırı deşarj ve deşarj durumunda bırakılıp ihmale uğrayan aküler,
Aşırı şarj, şarj sırasında elektrolit kaybı ve elektrolit tamamlanmamak sureti ile ihmaller,
Karışık, sonradan müdahale görmüş ve yeterince dokümante edilememiş devreler sonucu, bazı akülerin, operatörün bilgisi haricinde şarj görmemesi veya sistemden ayrı tutulması veya şarj durumlarının takip edilememesi.
Akülerin devamlı olarak eksik şarj edilmesi, şarj aygıtlarının yetersizliği,
Akülere saf su yerine içme suyu ve benzeri sıvıların eklenmesi.
Bunlardan öteye, yatlarda akülerin bakımına bazen ehil bir personel atanamamakta, teknik genel kültürü olan bir deniz personeli, akülerin selametinden sorumlu kılınmaktadır.

Uzun bir birikim ve tecrübe sonucunda, gördüğümüz şudur ki, deniz ortamında aküler, nominal ömürlerinin çok kısa bir bölümünde verimli olabilmekte, bir veya iki yaşındaki akülere dahi, güvenilmez gözü ile bakılmakta, ve hatta problem, aşırı büyük aküler takılarak aşılmaya çalışılmakta ve dolayısı ile başka komplikasyonlara yol açmaktadır.

Aşağıdaki bilgiler, özellikle yat ortamında güvenilir performans bekleyen yat amatörleri ve profesyonelleri için toplanmıştır. Bunlara riayet edildiği takdirde, marin akülerden de kara kullanımına yakın bir performans almak pekala mümkün olacaktır.

YER SEÇİMİNDE VE MONTAJDA GÖZETİLECEKLER
AKÜ KUTULARI:

Aküler, amaca uygun polyester, polietilen, polipropilen veya polyester/ epoksi kaplı kontraplak kutularda muhafaza edilmelidir. Kutu tabanında tahliye deliği olmayacaktır. Kutu, akülerin ağırlığını savrulma ve yalpada ve yelkenlilerde aşırı yanal açılarda (70 dereceye kadar) dayanacak yapıda olacaklardır. Özellikle yelkenli teknelerde, akü kutularının sıkı oturan bir kapağı olmalı ve aküler, savrulma ve yalpa halinde kesinlikle yerinden oynayamayacak şekilde aside dayanıklı bantlarla veya kromnikel çubuk vs. gibi elemanlarla yerlerine tespit edilmelidir. Bantlarla tutturulan akülerde bantlar aşırı sıkılmamalıdır; zaman içinde hacmi değişen akülerin sıkı bantlardan dolayı kaplarının kırılıp tekneye elektrolit aktığı görülmüştür.

HAVALANDIRMA:

Havalandırma iki açıdan önem taşır:

Ortamın soğutulması
Açığa çıkan hidrojen gazının tahliyesi.
Aküler şarjdayken hücre voltajı 2,33 Volt’u geçtiğinde hidrojen ve oksijen gazları açığa çıkmaya başlar. Hidrojen konsantrasyonu akülerin bulunduğu odanın atmosferinin %4′ünü geçtiğinde patlayıcı hale gelir. Bu sebeple hidrojen konsantrasyonunun %2′yi geçmeyecek miktarda kalmasını sağlayabilecek yeterli bir havalandırma sistemi olmalıdır.

Hidrojen havadan hafif olduğundan, tavana yakın yerde birikir. Bu sebeple, hidrojen gazının ortamı terk etmesini engelleyici yapısal ceplerden kaçınılmalıdır.

Örneğin, iki 200Ah aküden 20 A şarjda çıkacak hidrojenin yoğunluğunu %2’nin altında olması için, saatte 0,01 m3 debili bir havalandırma gerekecektir.

MONTAJDA GÖZETİLECEKLER

Akülerin montajında, kutup başlarının ve diğer elektriksel bağlantı elemanlarının çok iyi, sıkı bağlanmasına özen gösterilmelidir. Bağlantıdan önce kurşun ve bakır elemanlar hafif zımparalanmak sureti ile oksitlerden arındırılmalıdır. Bağlantı elemanları, olduğunca yalıtılmış seçilmelidir. Bağlantı kablolarında aşırı kıvrımlar önlenmelidir. Kabloların kutup başlarına ve diğer montaj elemanlarına bağlantıları, kablonun izolasyonun sıyrılma sınırında kırılıp tiftiklenmeyecek şekilde yapılmasına özen gösterilmelidir. Bu bağlamda, kendinden yapışan kauçuklu banttan ve ısıda büzülen makaronlardan faydalanınız. Kutup başlarının lehimlenmesi, deniz ortamında tercih edilmeyen bir yöntemdir, çünkü akü çevrelerinde oluşan metal kalabalığına bir diğer metal daha eklenmiş olacaktır. Tercih edilen yöntem, özel krimp penseleri ile kablo pabuçlarının usulüne uygun şekilde kablolara sıkılmasıdır. Sabit bakır baralar ile de bağlantı yapmak mümkündür, ancak bunların da iyi yalıtılması şarttır. Montajın tamamlanmasından sonra akü kutup başları vazelin ile yağlanmalıdır. Bu amaçla gres yağı kullanılmamalıdır.

YANGIN SÖNDÜRÜCÜ

Akülerin bulunduğu mekanlarda en az bir yangın söndürücünün el altında olması tasarlanmalıdır.

KULLANIMDA GÖZETİLECEKLER
TEKNE YETKİLİSİNİN GÖZETECEKLERİ
AKÜNÜN PERYODİK BAKIMI VE KONTROLLERİ:

Akülerin gerekli kontrolünü sağlamak için her şeyden önce periyodik olarak yoğunluk ve voltaj değerleri bir jurnale kaydedilmelidir. Bu değerlerin hücre başına 2.00 V ve 1.155 g/cm3altına düşmemesi sağlanmalıdır.

Hücrelere saf su dışında, başta asit olmak üzere hiçbir şey eklenmemelidir. Hücrelerin voltaj ve yoğunluk değerleri birbirine yakın olmalıdır. Eğer bu değerlerde ±0.02 V veya daha fazla fark gözlenirse hücreler yenileme şarjına alınmalıdır � bakınız haftalık bakım.

HAFTALIK BAKIM

Görsel muayene.

Yorum Yapın